I. ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI SEMPOZYUMU

“İnsan Haklarını Yeniden Düşünmek”

İSTANBUL 

06-07 ARALIK 2018

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde kanunla kurulmuş özerk bir kurumdur. Kurumumuz insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, işkence ve kötü muameleye karşı mücadele ve ayrımcılığın önlenmesi görevlerini ifa etmektedir.

Kurumumuz insan haklarının korunması ve geliştirilmesi bağlamında 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü münasebetiyle 6-7 Aralık 2018 tarihinde İstanbul’da “İnsan Haklarını Yeniden Düşünmek” teması ile bir uluslararası sempozyum düzenleyecektir.

Sempozyumda yurt içinde insan hakları alanında çalışmalar yapmış değerli akademisyenlerin yanı sıra 12 farklı ülkeden katılacak kıymetli akademisyenler sırası ile tebliğlerini sunacaklardır.

İnsan hakları, insanların daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam sürmesi ile din, dil, ırk, milliyet, cinsiyet gibi kimliğimizi oluşturan özelliklerden dolayı ayrıma tabi tutulmaksızın herkes için şerefli bir hayatı güvence altına alma misyonunu yüklenmektedir. Bu misyon gereği, insanların her hal ve şartta sahip olması gereken asgari değerler dokunulmaz, devredilmez ve evrensel bir niteliğe sahiptir.

Kurumsallaşma ve normlaşma konusunda pozitif bir ivme yakalayan insan hakları serüveninin aynı ivmeyi insan haklarının pratize edilmesi hususunda yakalayabildiğini iddia etmek güçtür. Bugün ulusal ve uluslararası birçok normlarda güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükler herhangi bir hesap verme ihtiyacı ve kaygısı hissedilmeden sistematik bir şekilde ihlal edilebilmektedir. Günümüzde her ne kadar “insan haklarının kurumsallaşması” üst seviyelerde olsa da insanlık büyük savaşlara, göçlere, soykırımlara ve vahşetlere maruz kalabilmektedir. Bu durum insan hakları alanında samimiyet sorununu ortaya çıkarmaktadır.

Buradan hareketle, hayatın her alanında yaşanan modernleşme ve ilerlemelere rağmen insan hakları ihlallerinin her zamankinden daha çok yaşandığı günümüzde, mevcut insan hakları teori ve uygulamaları tartışılarak, eksikliklerin ve çözüm önerilerinin ortaya koyulduğu platformlar oluşturma ihtiyacı hâsıl olmaktadır. Bu ihtiyaca binaen harekete geçen Kurumumuz insan haklarına tam anlamıyla riayet edilen bir dünya için bir “kilometre taşı” niteliği arz eden bu sempozyumu düzenlemektedir.

AMAÇ

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü münasebetiyle, “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu”, gerçekleştireceği ilk büyük uluslararası sempozyumla dünyanın birçok bölgesinden akademisyen ve yazar ile sivil toplum, kamu kuruluşu ve uluslararası örgüt temsilcilerini bir araya getirmeyi, deneyim paylaşımı yoluyla farkındalık oluşturmayı ve ilgili tüm kesimlerin temsilcilerinin görüşlerini, muhataplarıyla eşit ve özgür bir ortamda paylaşabilmelerini ve sorunlara ortak akılla çözüm üretilebilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

Sempozyum ile mevcut insan hakları yaklaşımlarının sorgulanarak insan haklarının kurumsallaşmasında ve kuramsallaşmasında ne tür eksiklikler olduğu ve bunların nasıl giderilebileceği konusunda yeni arayışlara zemin hazırlanabileceği düşünülmektedir.

İÇERİK

Kuramsal açıdan vazgeçilmez ve dokunulmaz kabul edilen insan hakları kavramının salt hukuki düzenlemelerle korunabilmesi gerçeklikten uzak bir yaklaşımdır. İnsan haklarının kuramsal yönüyle birlikte fiiliyatta da hayata geçirilmesi konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde sorumlulukların yerine getirilmesi gerekmektedir. Ulusal düzeyde daha çok devletler tarafından yerine getirilen bu misyon, uluslararası alanda da bu konuda yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar tarafından ifa edilmektedir.

Bu bağlamda Sempozyumda, insan hakları teori ve uygulamaları tartışılarak insan hakları alanında çalışmalar yapan yerli ve yabancı akademisyenler ile insan hakları savunucularının tebliğleri dinleyiciye sunulacaktır. Ayrıca, egemen insan hakları yaklaşımlarının sorgulanmasının yanı sıra insani güvenlik ve terör konuları da ele alınmaya çalışılacaktır.

İki gün sürecek Sempozyum tebliğlerin konularına göre ayrılmış toplam 6 oturumdan oluşmaktadır. Oturumlarda ele alınacak konular şunlardır:  “insan haklarına farklı yaklaşımlar, modern anlamda kabul edilen teori ve pratiklerin sorgulanması, insan hakları uygulamalarına ilişkin ülke örnekleri ve deneyimleri, insan hakları güvenlik ve terör ile İslam ve insan hakları”.

Sempozyumun ilk günü (6 Aralık), yerli ve yabancı akademisyenlerin tebliğlerini sunacağı 4 oturumdan oluşmaktadır. Her bir oturum kişi sayısı baz alınarak ortalama 60 dakika sürecek olup tebliğlerin ardından oturum moderatörleri dinleyicilerden gelecek soru ve görüşler çerçevesinde tartışmaları yönetecektir. İkinci gün gerçekleşecek 2 oturumun ardından sonuç bildirisinin okunması ile sempozyum sona erecektir.