I. ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI SEMPOZYUMU

İSTANBUL 

06-07 ARALIK 2018

SEMPOZYUM ANA BAŞLIĞI

“İnsan Haklarını Yeniden Düşünmek”

ALT BAŞLIKLAR

a. İnsan Haklarına Yönelik Yeni Yaklaşımlar
(Mevcut anlayışın eleştirisi; insan, hak, etik değerler, eşitlik, özgürlük vb. temel kavramlar…)

b. İnsan Haklarının “Görmedikleri/İhmal Edilenler”
(Sığınmacılar, dezavantajlı gruplar, mülteciler, vatansızlar, terör mağduru siviller, ana-baba, komşu hakları vb.)

c. İnsan Hakları ve İnsani Güvenlik
(Barış içinde yaşama hakkı, şiddete karşı korunma hakkı, adalet talep hakkı, çevre hakkı, insani müdahale hakkı
vb…)

d. İnsan Hakları, Güvenlik ve Terör
(Özgürlük-güvenlik dengesi, Bir insan hakları ihlali olarak Terör vb …)

AMAÇ-KAPSAM

İnsan hakları, insanların daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam sürmesi ile din, dil, ırk, milliyet, cinsiyet gibi kimliğimizi oluşturan özelliklerden dolayı ayrıma tabi tutulmaksızın herkes için şerefli bir hayatı güvence altına alma misyonunu yüklenmektedir. Bu misyon gereği, insanların her hal ve şartta sahip olması gereken asgari değerler dokunulmaz, devredilmez ve evrensel bir niteliğe sahiptir.

Kuramsal açıdan vazgeçilmez ve dokunulmaz kabul edilen insan hakları kavramının salt hukuki düzenlemelerle korunabilmesi gerçeklikten uzak bir yaklaşımdır. İnsan haklarının kuramsal yönüyle birlikte fiiliyatta da hayata geçirilmesi konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde sorumlulukların yerine getirilmesi gerekmektedir. Ulusal düzeyde daha çok devletler tarafından yerine getirilen bu misyon, uluslararası alanda da bu konuda yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar tarafından ifa edilmektedir.

Kurumsallaşma ve normlaşma konusunda pozitif bir ivme yakalayan insan hakları serüveninin aynı ivmeyi insan haklarının pratize edilmesi hususunda yakalayabildiğini iddia etmek güçtür. Bugün ulusal ve uluslararası birçok normlarda güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükler herhangi bir hesap verme ihtiyacı ve kaygısı hissedilmeden sistematik bir şekilde ihlal edilebilmektedir. Günümüzde her ne kadar “insan haklarının kurumsallaşması” üst seviyelerde olsa da insanlık büyük savaşlara, göçlere, soykırımlara ve vahşetlere maruz kalabilmektedir. Bu durum insan hakları alanında samimiyet sorununu ortaya çıkarmaktadır.

Bu bağlamda, “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu” gerçekleştireceği ilk büyük uluslararası sempozyumla dünyanın birçok bölgesinden akademisyen ve yazar ile sivil toplum, kamu kuruluşu ve uluslararası örgüt temsilcilerini bir araya getirmeyi, deneyim paylaşımı yoluyla farkındalık oluşturmayı ve ilgili tüm kesimlerin temsilcilerinin görüşlerini, muhataplarıyla eşit ve özgür bir ortamda paylaşabilmelerini ve sorunlara ortak akılla çözüm üretilebilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Mevcut insan hakları yaklaşımlarının sorgulanarak insan haklarının kurumsallaşmasında ve kuramsallaşmasında ne tür eksiklikler olabileceği ve bunların nasıl giderilebileceği konusunda sempozyumun yeni arayışlara zemin hazırlayabileceği düşünülmektedir.

Bu açıdan bir yandan insan hakları paradigmasındaki eksikliklerinin tespiti ve yeni kavram-kuramların üretilip üretilemeyeceği üzerinde durulurken diğer yandan da sığınmacılar, vatansızlar, terör mağduru siviller, anne-babalar, yaşlılar gibi insan haklarının ihmal ettiklerine odaklanarak ne gibi çözüm önerileri getirilebileceği tartışılacaktır.

Barış içinde yaşama hakkı, şiddete karşı korunma hakkı, adaleti talep hakkı, çevre hakkı, insani müdahale hakkı gibi haklarla iç içe olan insani güvenlik ve terör konuları da sempozyumda ele alınmaya çalışılacaktır. Özgürlüklerin sınırlandırılması konusu tartışılacak ve terör örgütlerinin insan hakları yaklaşımlarından ne ölçüde yararlanabileceği de gündeme getirilecektir.